6 Ağustos 2011 Cumartesi

BİRGÜN ANLARSIN


Uykuların kaçar geceleri, bir türlü sabah olmayı bilmez.
Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya,
Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında                                                 
Ne çarşaf halden anlar ne yastık.
Girmez pencerelerden beklediğin o aydınlık.
Onun unutamadığın hayali,
Sigaradan derin bir nefes çekmişçesine dolar içine.
Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu.
Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin.
Gün gelir de sesini bir kerecik duyabilmek için,
Vurursun başını soğuk taş duvarlara.
Büyür gitgide incinmişliğin kırılmışlığın.
Duyarsın,
Ta derinden acısını, çaresiz kalmışlığın.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin.
Niçin yaratıldığını.
Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini.
Uzun uzun seyredersin aynalarda güzelliğini.
Boşuna geçip giden günlerine yanarsın.
Dolar gözlerin, için burkulur.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların.
Sevilen gözlerin erişilmezliğini.
O hiç beklenmeyen saat geldi mi?
Düşer saçların önüne, ama bembeyaz.
Uzanır, gökyüzüne ellerin.
Ama çaresiz,
Ama yorgun,
Ama bitkin.
Bir zaman geçmiş günlerin hayaline dalarsın.
Sonra dizilir birbiri ardına gerçekler, acı.
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın.

Bir gün anlarsın hayal kurmayı;
Beklemeyi, ümit etmeyi.
Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir
Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi.
Lanet edersin yaşadığına...
Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın.
O zaman bir çiçek büyür kabrimde, kendiliğinden.
Seni sevdiğimi işte o gün anlarsın.

ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN
Share |

AŞKA DÖNÜŞ


Dönebilmek o dönüşü olmayan yollardan
Sürekli bir aldanış bir daha bir daha

Hiç bitmeyecek gecelerden bir sabaha
Çıkabilmek ve sevmek durmadan usanmadan

 
Konuşmak konuşmak gözlerle fısıltılarla
Duymak büyülü sıcaklığını beyaz ellerin

Her geçen dakika var olduğunu anlamak için
Yaşamak arzu dolu dudaklarda, şarkılarla

Unutmak ne varsa kötülükten yana
İnmek sevilen gözlerin derinliğine
Öyle mutlu, öyle sarhoş, alabildiğine
Bin yıl içmek o sulardan kana kana


Her gün ona koşmak dağlardan tepelerden
Her yerde, her zaman onsuz edememek
O en tatlı hayal, en büyük gerçek
Anlarsın taşan o günlerden gecelerden


Sonra bir gün o bütün karanlıkları yırtasın gelir
Başını alıp gidesin gelir uzak denizlere
Artık her şey boş ve yalan sevdin ya bir kere
Her yerinden bir buğu halinde o yükselir


Sen yoksun artık anla yeryüzünde bir o var
Onun elleri var, gözleri, dudakları
Anlarsın tenin beslediği zaman toprakları
Ve hala seversin zaman bitinceye kadar         


Yeniden var oluştur ya da bir başka türlü oluştur bu
Nice aldanmalardan sonra bir aşka dönüştür bu.


ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN




Share |

15 Temmuz 2011 Cuma

Sizi ilgilendiren haberleri kaçırmayın!



Gündemde merakla takip ettiğiniz bir konuda gelişmeler oldu mu? Sevdiğiniz yazarın yeni kitabı ne zaman raflarda olacak? Bu yaz ilginizi çeken bir kültür sanat etkinliği var mı? Peki en son moda trendlerini biliyor musunuz? 

Böyle soruların cevabını merak ediyorsanız, hurriyet.com.tr'nin ücretsiz bir hizmeti olan Mind sizin için çok faydalı olabilir. Mind, önemsediğiniz konularla ilgili hiç bir haberi kaçırmamanızı sağlayacak. Merak ettiğiniz konularda yayınlanan haberler size e-posta aracılığıyla bildirilecek.

Peki Mind nasıl çalışıyor? Mind websitesine girerek (http://mind.hurriyet.com.tr) kaydolun ve takip etmek istediğiniz konuların listesini oluşturun. Örneğin: "diyet", "sergi", "Ara Güler", "defile" ve "Elif Şafak". Artık bu konularla ilgili yayınlanan haberlerden, tercih ettiğiniz sıklıkta gönderilecek e-postalar sayesinde haberdar olacaksınız.

Eğer bir haber yayınlanır yayınlanmaz haberdar olmak isterseniz, Mind'ın masaüstü uygulamasını da yükleyebilirsiniz. Ayrıca dilediğiniz zaman Mind websitesinden, takip ettiğiniz konularla ilgili geçmişte yayınlanan haber başlıklarına ulaşabilir ve bunları haber arşivinize ekleyebilirsiniz. 

Mind, ilgilendiğiniz haberlere ulaşmanın en kolay yoludur. Siz de tıklayarak takip listenizi oluşturmaya başlayabilirsiniz...


Bir bumads advertorial içeriğidir.

Share |

6 Mayıs 2011 Cuma

SAHİL VE YAZ TANRISI

 

Komşu blog KALEM' den keyifli bir yazı...:)


SAHİL VE YAZ TANRISI…

Sahil çok doluydu dün gece… Nasıl derler, iğne atsan yere düşmezdi sanki… Çok insan! Çok kalabalık… Çok nefes… En çok da yalnızlık... Binlerce ışık, binlerce muzip yıldız; Yeryüzü manzaralı evlerinden beni izlerken sanki üzerime bir bahise tutuşmuşlardı!

Sahil bomboştu aynı gece… Aynı sahil değildi. 90’lar bitmişti. 2000’lerdi… Oysa, kalbimin derinliklerinde bir yerde, yazdan kalma bir İzmir Meltemi esiyordu hala! Gözlerinde parıltılar, içinde bir sihirbazın büyüsü; Ağzı yalnızlık, elleri ölüm saçan ve Tanrılara meydan okuyan liseli çocuklardık hepimiz!


‘Hepi topu sevdalıydık yahu!!!’ diye bağırasım geldi tanımadığım insanlara! Kimse farkında değildi. Yanımdan geçen delikanlının biri ‘Buranın Kralıyız!’ diye sıkıca sarıldı arkadaşına… Ellerde içki şişeleri, dudaklardan dökülen kelimeler, aslında ateşli ve rutin isteklerdi! Yeni gençliklerinin ilk keşif çalışmaları…

Gecenin ilerleyen saatleriydi. Kor alevlerde yakıldı dilekler. Ve gülümseyen, dans eden ateşlerin üzerinden atladı insanlar. Peçeteler bağlandı gül dallarına… Yaz Tanrısına adaklar sunuldu. Tanıdığım, bildiğim yollardan geçerken, anılarıma yabancı, utangaç bir rüzgar esiyordu içimde! Kalabalıktan sıkıldım.


         
Deniz kıyısına geçtim. Gözlerimden süzülen yıllar için, beynimde nöbet tutan görüntüler ve Tanrılara meydan okuyan arkadaşlarım için bir cigara yaktım. Şarkıdaki gibi hissettim. Ne diyordu şarkı?

‘Ağları attım, anılar doldu
        
Ağlar hasretimin kıyıları…

                 Yareme tuz diye yakamoz bastım

                           Tek şahidim aydı…’

Dün gece Hıdrellez’di… Yaz Tanrısı’nın geliş davetiyesi! Dün gece ateşten atlamadım. Kimseyle bir alıp veremediğim de yoktu. Eskiden, krallarından biri olduğumuz sahilin silik bir rengiydim sadece…  

Dayanamadım ve yıllanmış, ıslak ama hüzün kokan bir öykü yazdım suya!

Bahsi yıldızlar kazandı…

Necmettin Tetik

              
Share |

28 Nisan 2011 Perşembe

DÜNYA DANS GÜNÜ




♥Dansla hayat bulan, varlığını dansla ifade eden, dansa gönül veren herkesin DÜNYA DANS GÜNÜ kutlu olsun!♥



Share |

14 Şubat 2011 Pazartesi

KANDİL VE SEVGİLİLER GÜNÜ MESAJI

 
 
 Adım atın,
Kahkahaların tümünün olmadığı,
Sadece gülebileceğiniz mevsimsiz dünyaya,
Ve ağlayın, ama tüm gözyaşlarınızla değil...
Sevgi hiçbirşey sunmaz, sadece kendisini,
Hiçbir şey kabul etmez, kendinde olandan gayri...
Sevdiğinizde, "Tanrı benim kalbimde," yerine,
Şöyle deyin, "Ben kalbindeyim Tanrı'nın ..." (H.Cibran)
 
KANDİLİNİZ VE SEVGİLİLER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN! 
 
 


 
 
 
Share |

1 Ocak 2011 Cumartesi

BUNLAR DA BENİM YENİ YIL KEÇE ÇALIŞMALARIM:)


Yeni tanıştığım keçe malzeme ile hazırladığım ilk çalışmalarım. Henüz çok acemice ama paylaşmak istedim. Umarım ilerleyen günlerde daha başarılı örnekler hazırlayabilirim. Fikirleriniz benim için önemli, bir iki kelime bile olsa, yazarsanız çok mutlu olurum:)

Keçe balerin figürü-Arkasındaki kalp fonuyla duvar panosu olarak kullanılabilir


İlk keçe gözlük kılıfı denemem, aynı zamanda ilk dikiş denemem ( söylememe gerek yok değil mi?:)))


Yılbaşı temalı bardak altlıklarım


İçi elyafla doldurulup boncuklarla birleştirilmeyi ve duvar süsü olmayı bekleyen fil ve yonca yaprağı:)


Bu da çintemani deseni ile bir çalışmam. Duvar panosu mu yoksa küçük bir el çantası ya da cüzdan mı olacağına karar veremedim:)



Ve minik yılbaşı ağacı süslerim. Mıknatıs olarak ta hoş durabilirler.














 




Keçe "Cameo"larım. Broş, toka ya da taç dekoru olarak kullanılabilir.





Sonbahar temalı kapı çelengim. Kış ve bahar temalı olanlarını da çalışmak için hoş fikirler var aklımda:)




 
Bir kartpostal kapağına çalıştığım kalp ve melek kanatları. Sade ve taşlı, her iki hali de hoş bence:) 



Gotik kitap ayracım:)


Yenilerini hazırladıkça ekleyeceğim. Yorumlarınızı heyecanla bekliyorum. Şimdiden teşekkürler...
Sevgilerimle...


Ebru Çetiner






































Share |